Friedrich Nietzsche yazarken Google'a bakan genç


Biliyorsun,

bir baş dönmesi gibi sürüyor hayat,
yazların yanına yazlar ekleniyor,
zaman uzun bir sıcağa dönüyoru burada,
ağırlığına duygunun, taşınamazlığına
ve yazlar hatıraya…


hep aykırı ses hep çaresiz boğuk nefes kalksın istiyor eller fakat kararmış ameller. özlem yakarken yüreği gidişler üzüyor bir yandan seni gidiyor durmak bilmeden emekler, tükeniyor nevaleler. nerdesin ey ilaç bu çelimsiz beden sana muhtaç! kurudu toprak sarardı yaprak avare gönül kaldı çıplak. seslenişim, haykırışım, yalvarışım olmasın artık bıçak..


hep aykırı ses
hep çaresiz boğuk nefes
kalksın istiyor eller fakat kararmış ameller.
özlem yakarken yüreği
gidişler üzüyor bir yandan seni
gidiyor durmak bilmeden emekler, tükeniyor nevaleler.
nerdesin ey ilaç
bu çelimsiz beden sana muhtaç!
kurudu toprak
sarardı yaprak
avare gönül kaldı çıplak.
seslenişim, haykırışım, yalvarışım olmasın artık bıçak..

şimdi, bir yere geldik. kabul edelim ki, iyi bir yere gelmedik. adeta, birbirimizi yanlış anlamaya şartlanmış gibiyiz. 


-İbrahim Tenekeci

 

kızın üstündeki ilk gifte sarı sonradan beyazlamış o.O


Gumballin’

Gumballin’

o kadar özenilesi ve kutsal bir şey ki umursamaz olmak..
bu mevkiye erişebilmek için hayatınızdan parçalar koparmalı birileri. vicdanınızı almalı ellerinizden, duygularınızı sömürmeli üzerinizden, hayallerinizi çalmalı zihninizden, mahvetmeli bağışıklık sisteminizi, kalbinizi..
tabi bu durum ruhu ölmüş olanlar için geçerli mi? Asla!!!


Bana yaklaşmak isteyenlerden kaçtım. En çok kendime yakın bulduğum veya bulacağımı zannettiğim insanlardan korkuyordum.
”o bile böyle yaptıktan sonra!” diyordum….


Kimin gülüşünü biraz araladıysam dişleri ıslık çalıyordu.

İçtenliğimden aldım en çok yarayı.

Güvenlik duygusundan başka akçesi, metaı olmayan bu pazar yerinde, kiminle hangi acıyı yürüyebilirsin ki…